Laiklik Tartışmalarına Alparslan Kuytul Hocaefendiden Açıklamalar.


Bu gerçek tartışma değil, sonuçta hepsi demokrasi ve laikliği savunuyor.
Allah'ın dediği mi olmalı? İnsanların dediği mi olmalı?
Bu tartışılmaya başlandığı gün gerçek tartışma başlayacaktır.
Meclis Başkanı'nın söylediği şey tüm müslümanların desteklemesi gereken bişeydir.


Ama malesef yalnız bırakıldı.
Dünyada 3 devletin anayasasında laiklik var.
Biri Türkiye.
Diğer devletlerde anayasalarda laiklik yazmaz.
Dolayısıyla istedikleri zaman dinin hükümlerini de alabilirler.
Ama laiklik yazarsa anayasada, dini hiçbir zaman referans olarak alamazlar.
Avrupalılar bile belki hayatları itibarı ile devlet yapılanması itibarı ile laik olabilir.
Ama laiklik ana yasalarında yok.
Bunu söyledi meclis başkanı.
Malesef yalnız bırakıldı.
Cumhurbaşkanı bu konuda onu desteklemedi ve "Kendi görüşüdür." dedi.
Yalnız bu kadar söylese yine neyse...
Bide "Zaten benim bu konudaki görüşüm bellidir." dedi.
Ben daha evvelde laikliği tavsiye ettim dedi Mısır'da ve Tunus'ta.

O zaman tavsiye etmesi yanlıştı o yanlışinı devam ettirdi.
Soruda belirtilen İslam'a vurgu yapmaya gerek yok niye gerek olmasın yani.
Biz müslümanız.
Müslümanların topraklarında elbette ki İslamı esas almak;
Kanunların İslam'ı esas alması gayet normaldir olması gereken de odur.
Zaten konferansımızın konusu da buydu.
Kur'an hayatımızı hükmetmeli.
Tamam Kur'an hükmetmesin.
Peki kim hükmedecek?
Amerikası, Avrupası, Almanyası, Fransası daha mı iyi yani?
Ben yıllardan beridir derim ki arkadaşlar bilirler:
Türkiye'de gerçek tartışma daha başlamadı.
Şimdiye kadar ki tartışmalar neydi?
A partisi B partisi C partisi D partisi hepsi laik ve demokrat.
Bunlar neyi tartışıyorlar bu neyin kavgası?
Laiklik biraz daha sert mi biraz daha ılımlı mı?
Amerikan tipi laiklik mi? Fransız tipi laiklik mi?
Yani sonuçta demokraside ve laiklikte ittifak etmişler.
Ama sadece dozunda ittifak edemiyorlar bunu tartışıyorlar.
Bu gerçek tartışma değil.
Sonuçta hepsi demokrası ve laikliği savunuyor.
Allah'ın dediği mi olmalı insanların dediği mi olmalı?
Bu tartışmaya başlandınığı gün gerçek tartışma başlayacaktır.
Ben yıllardır Tevhidi anlatıyorum bu tartışmayı başlatmak istiyorum.
Bu tartışma başladığı zaman;
Allah'ın dediği mi olmalıdır insanların mı?
Ne diyecek bu toplum?
Allah mı daha iyi bilir insan mı?
Ne diyecek bu toplum?
Allah'ın hakkı mıdır insanların mı?
O yüzden bu konunun gündeme gelmesini istemiyorlar.
Bir kardeşimiz burada ikinci soruda diyor ki neden sizi engelliyorlar.
Spor salonlarının verilmemesi olayını soruyor.
Neden engelliyorlar?
Tevhidi anlattığımız için engelliyorlar.
Allah'ın dünyasında Allah'ın dediği olmalı dediğimiz için engelliyorlar.
Yoksa ne adam öldürmüşüz ne Işıdıcıyız ne Pkkcıyız ne İrancıyız ne şu ne bu.
Biz Furkanız! Kuranı anlatıyoruz.
Ama Tevhidin duyulmasından rahatsız olanlar başka şeyleri bahane ederek engeller çıkarıyorlar.
Meclis başkanının bu teklifi normalde her müslümanın yapması gereken bir tekliftir.
Ama yalnız bıraktılar.
İnşallah destekleyenler çoğalır.
Eğer din ile devleti birbirinden ayırmazsak Allah'ın istediği gibi bir hayat tarzı gerçekleşirse
O zaman güçlü bir bünye, güçlü bir toplum, güçlü bir devlet meydana gelecek.
Çünkü Allah'ın kanunlarında hata olmaz.
Bir müddet belki red olunacak. Alay edilecek. Kabul edilmeyecek.
Olsun Peygamberin başına bundan çok daha kötüleri geldi.
Hakkı savunanlar yalnız kalmaya da razı olacaklar.
Hakkı savunanlar anlaşılmamaya da razı olacaklar.
Hiçbir zaman başarı ve zafer rahatlıkla elde edilmemiştir.
Bunu herkese duyurmak, anlatmak zorundayız.

0 yorum:

Yorum Gönder